hastaligi.gen.tr
hastalık

Ana Sayfa | Soru Cevaplar | Yeni Makale Ekle | En Son Yapılan Yorumlar









Fil Ayağı Hastalığı

Fil ayağı hastalığı; vücudun lenf sistemindeki rahatsızlıktan dolayı meydana gelmektedir. Tıp dilinde lenf ödem rahatsızlığı ismi verilmektedir. Doğuştan kaynaklı olmakla beraber aynı zamanda ipliksi ve yuvarlak solucanlardan dolayı da insan vücuduna bulaşabilmektedir. Solucanların larvalarını bıraktıkları bölgelerden sivrisineklerin alıp insanlara taşıması ve insanları sokarak bu larvaların vücuttaki lenf sistemine ulaşması ile görülebilmektedir. Lenf sistemine ulaşan larvalar lenf damarlarını tıkayarak akışı engellemektedir. Tıkanan bölgelerde şişmeler, ağrılar ve iltihaplanmalar meydana gelir. Bu şişlikler insan vücudunda bel altında kendini göstermektedir. Lenflerdeki tıkanmalardan dolayı oluşan ödemler o kadar büyür ki görüntü olarak fil ayağına benzetilmektedir. Bu nedenle rahatsızlığın adı tıp dünyasında fil ayağı hastalığı olarak geçmektedir.

Aynı zamanda fil ayağı hastalığı kanserli hastalarda da görülebilmektedir. Kanseri meydana getiren hücrelerin lenf sistemindeki damarları tıkaması ile veya yanlış cerrahi müdahaleler yapılması ile de fil ayağı rahatsızlığı görülebilmektedir.

Fil ayağı hastalığı belirtileri nelerdir;

En önemli belirtisi deride ve lenf bezlerinde oluşan aşırı kalınlaşma ve büyümedir. Bu durum en çok bacaklar, kollar ve cinsel organlarda görülebilmektedir. Fil ayağı hastalığının diğer belirtileri aşağıdaki gibidir;
  • Etkilenen bölgenin ten renginde koyulaşma, çatlaklı bir görüntü, kuruma
  • Halsizlik ve sağlıkta gözle görülür bir düşüş
  • Cinsel organlarda büyüme, şişme, ağrı ve yanma oluşması
  • Kadınlarda bazen göğüslerde büyüme
  • İdrar yaparken beyazlaşma ve süt kıvamında olması
  • Karaciğerde büyüme
Fil ayağı hastalığı tedavisi;

Lenf sistemindeki ödemler, normalde vücutta meydana gelen ödemlerden daha büyüktür.
Fil Ayağı Hastalığı

Tanı mutlaka uzman bir hekim tarafından konulmalıdır. Bel altında bulunan şişlikler uzman doktor tarafından muayene edilir ve parmağın dokunduğu yerlerde oluşan çukurlar rahatsızlığın belirtisidir. Zamanla deride kalınlaşma olur, renginde koyuluk meydana gelir. Vücut ısısında yükselme ve aynı zamanda öksürükte meydana gelebilir.

Tedavi için mutlaka hastaların hijyenlerine çok dikkat etmesi gerekir. Ayrıca uzman doktor tarafından cerrahi müdahale ile fazla deriler vücuttan çıkartılır. Kullanılan ilaçlar zamanında ve doktorun vermiş olduğu dozlarda aksatılmadan uygulanmalıdır. Tüm bunlardan sonra fizyoterapi tedavisi başlar. Fizyoterapi uygulaması ilaç tedavisi ile birlikte mutlaka yapılmalıdır. Fizyoterapi tedavisinde hastanın yapacağı belli başlı hareketler vardır. Bu hareketlerdeki amaç bacakların yukarıya kaldırılarak kan dolaşımının eskisi gibi olması sağlanmaktadır. Fizyoterapi tedavi süreci yaklaşık üç veya dört hafta sürebilmektedir. Bu tedavi sürecinde tüm hastaların bandaj takmaları ve sıkı kıyafetler giymeleri istenmektedir.

Bu tedavi süreci hastalar için oldukça zordur. Kişi ağrılarından dolayı ve görüntü olarak rahatsız olduğu için evden dışarı çıkmak istemez. Dışarı çıkmayan ve hareketsiz bir şekilde sürekli oturmaktan, yatmaktan dolayı hastalarda yaralar meydana gelebilir. Yaraların iyileşmesi normal zamanlara göre daha zordur. Çünkü vücuttaki yaralar kan dolaşımında bulunan oksijen sebebiyle daha çabuk iyileşme gösterir. Fakat lenf sistemindeki damarlardaki tıkanıklıktan dolayı yaralar daha geç iyileşmektedir. Üç veya dört haftalık tedaviden sonra fil ayağı hastalığı olan kişilerin ömür boyu kendilerine çok dikkat etmeleri gerekir. En ufak ihmalde dahi hastalık kendisini yenileyebilmektedir.

Yayınlanma Tarihi : 16.02.2017 10:39:46

Fil Ayağı Hastalığı Yorumları
İsminiz 
Yorumunuz 
Güvenlik 
 Kırmızı renk ile yazılan sayıyı girin
   

Yorum Yapılmış "Fil Ayağı Hastalığı"


İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Çocuklarda Çölyak Hastalığı

Çocuklara çölyak hastalığı; oldukça sık karşılaşılan bir bağırsak hastalığıdır. Çölyak hastalığı, hemen hemen her yaş grubunda görülebilir. Çölyak hastalığı bazı gıda maddelerine karşı bağırsakların oluşturduğu alerjik hastalıktır...

Kalp Hastalıkları

Kalp hastalıkları, toplumda yaşamı tehdit eden hastalık grupları arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Akciğerlerin üzerinde, göğüs kafesinde yer alan kalp, canlılar için yaşam merkezi olarak kabul edilir. Vücudun besin ve oksije...

Kanama Hastalığı

Kanama Hastalığı, diğer bir adı “Hemofili” olan ve kanı pıhtılaştıran etkenlerden faktör 8 ve 9’un eksik olması nedeniyle ömür boyu kandaki pıhtılaşmanın yetersiz kalmasından dolayı, vücutta olası bir yaralanma esnasında kanam...

Bebeklerde El Ağız Ayak Hastalığı

Bebeklerde El Ağız Ayak Hastalığı, Bu hastalık türü daha çok beş yaş ve altı çocukları etkilemektedir. Yetişkinlerde de görülme ihtimali olan bu hastalık oldukça yaygındır. Çeşitli virüs ve bakterilerin neden olduğu bu hastalık ke...

Tenisçi Hastalığı

Tenisçi Hastalığı, İlk olarak tenis oynayanlarda tanı konulduğu için bu hastalığa tenisçi hastalığı denmiştir. Tenisçi hastalığının diğer adı tenisçi dirseği olarak bilinmektedir. Tenisçi hastalığı dirseğin dış kısmında bulunan le...

Konak Hastalığı

Konak Hastalığı, Bebeklerde görülen deri hastalığıdır. Konak Hastalığı genellikle yeni doğan bebeklerin başlarında dökülme, pul pul kahverengi ve sarımsı lekeler şeklinde görülmektedir. Bebeklerin derisinde çalışması gerektiğinden...

Deli Dana Hastalığı

Deli dana hastalığı, merkezi sinir sisteminde gelişen, beyin dokusu iltihabı geçiren hayvanın etini yenmesiyle insanlara bulaşan bir sığır hastalığıdır. Sığırdan başka bir sığıra geçme olasılığı düşüktür. İlk olarak 1986 yılında İ...

Kalp Damar Hastalıkları

Kalp damar hastalıkları; kalp damar hastalıkları günümüzde çok yaygın olarak hatta gençleri bile etkisi altına almış önemli bir rahatsızlıktır. Kalp damar hastalıkları soğuk algınlığı, grip gibi geçici bir hastalık değildir. Kanın...

Sarı Nokta Hastalığı

Sarı nokta hastalığı, insanlarda göz üzerinde meydana gelen bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık gözün bir bölgesi olan retina üzerinde meydana gelerek insanlarda görme rahatsızlığına neden olmaktadır. Genellikle insanlarda yaşın il...

Behçet Hastalığı

Behçet Hastalığı, ilk olarak Türk doktor Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında tanımlanmıştır. Vücudun belli bölgelerinde zaman zaman ortaya çıkan iltihaplı yaralara Behçet hastalığı denir. Behçet hastalığının belli ve kesin bir t...













Gizlilik İlkeleri | Güvenlik İlkeleri | İletişim | Site Haritası | Yardım Forumları

hastalık, Sitede yer alan grafiklerin tüm hakları saklıdır. Kopyalayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. Sitede yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlı olup, kullanımına, uygulanmasına, satın alınmasına, delil gösterilmesine veya tavsiye edilmesine aracılık etmez. Sitemizdeki bilgiler, hiç bir zaman kesin bilgi kaynağı olmayıp, kullanıcılar tarafından eklenmiştir veya yorumlanmıştır. buradaki bilgiler sitemizin asıl görüşlerini içermeyebileceği gibi hiçbir taahhüt ve tavsiye yerine de geçmez.

Ocak - 2018