hastaligi.gen.tr
hastalık

Ana Sayfa | Soru Cevaplar | Yeni Makale Ekle | En Son Yapılan Yorumlar









Çölyak Hastalığı Testi

Çölyak hastalığı testi, çölyak hastalığının teşhisini koymaya yardımcı olur. Bu hastalığın bulguları arasında olan karın ağrısı, kansızlık gibi belirtiler olan hastalarda bu testin yapılması istenebilir. Akrabalarda çölyak hatalığının olması ve hastalarda herhangi bir belirti vermediğinde, hastalığın tarama amaçlı araştırmalarında test yapılması istenebilir. Çölyak hastalığının teşhisinde kullanılan  bu testin dışında başka yardımcı testlerde yapılması gerekebilir. Bu testler arasında; kam kan sayımı, E, D, B12 vitamin eksikliklerini ölçme testi, kapsamlı  metabolik panel ve hastalardaki besin emilim bozukluğunun değerlendirilmesi için dışkıda yağ tayini yapılabilir. Çölyak hastalarında laktoz tahammülsüzlüğü de olabileceği için, çölyak hastalığı testi ile beraber alerji ve tahammülsüzlük testleri de yapılabilir. Çölyak hastalığı teşhisi yapılan hastalarda glutenden fakir diyetin uyumunu takip etme ve tedaviyi değerlendirmek içinde AGA, EMA, anti tTG testleri istenebilir. Bu hastaların gluten tüketmemesi durumunda antikor düzeyinde düşme olması gerekir.

Çölyak hastalığı testi ne zaman yapılır?

Çölyak hastalığı olduğunda, beslenme bozukluğu, besin emilim bozukluğuna dair bazı belirtiler olduğunda çölyak hastalığı testi yapılması istenir. Hastalarda kısırlık, anemi, nöbet, kemik erimesi gibi belirtilerde olursa gluten incelemesi yapılmalıdır. Bir süre glutensiz diyet yapan hastalarda antikor testleri yapılabilir. Bu şekilde antikor düzeyindeki düşme, yapılan diyetle belirtilerin ortadan kalkması, bağırsak katmanında düzelme olduğu belirlenebilir. Yakınmalar geçmediğinde, hastanın diyete olan uyumunu ölçme, diyet sırasındaki gizli gluten kaynaklarının, geçmeyen belirtilerin sebepleri hakkında araştırma yapmak için çölyak hastalığı testi yapılması tavsiye edilebilir.
Çölyak Hastalığı Testi

/div>

Çölyak hastalığı testi sonucu

Sonucu pozitif çıkan ya da belirsiz olan çölyak hastalığı testi sonrasında hastaya bağırsak biyopsisi yapılır. Bu şekilde hastalığın kesin tanısı konur. Çölyak teşhisi yapılan hastaların diyetinde gluten çıkarıldığı takdirde, otoantikor seviyeleri düşmelidir. Bu düşme olmaz, yakınmalar devam ederse, diyet içeriğinde beklenmeyen besinlerde gluten olabilir. Bunun araştırılması gerekir. Bazen de hasta değişimlere yanıt vermeyen nadiren görülen çölyak hastalığının etkisinde yakabilir. Bunun izlenmesi için çölyak hastalığı testi yapılırsa, çıkan yüksek otoantikor seviyeleri diyette glutensiz koşuluna uyulmadığını gösterir.

Yapılan testin öncesinde hastanın fazla miktarda gluten alması durumunda çölyak hastalığı testi sonucu negatif olabilir. Bu sorunca rağmen doktorun şüphesi olursa, hastaya gluten yüklemesi yapılarak, belirtilerin tekrar olup olmadığı bir süre izlenebilir. Ayrıca bağırsaklardaki villus atrofisi yani çıkıntıların kontrolü içinde çölyak hastalığı testi yeniden yapılabilir ya da bağırsak biyopsisi yapılabilir.

Çölyak hastalığı toplumda sıkça olsa da, hastaların pek çoğu bunun farkına varmaz. Çünkü belirtiler her hastada değişken olabilir. Yapılan biyopside bağırsakta hasar tespiti yapılsa da, hasar görülmese de çölyak hastalığı bulunabilir. Bu yüzden çölyak hastalığı tanısı uzun zaman yapılamayabilir. Bu nedenlerle çölyak hastalığı testi tanıda önemli bir yardımcıdır. Bu nedenle hastalarda karın ağrısı gibi belirtiler sıkça görülüyorsa, bazı besinler tüketildikten sonra sindirim sorunları yaşanıyorsa bu testin yapılması faydalı olabilir.

Yayınlanma Tarihi : 01.03.2017 15:59:04

Çölyak Hastalığı Testi Yorumları
İsminiz 
Yorumunuz 
Güvenlik 
 Kırmızı renk ile yazılan sayıyı girin
   

Yorum Yapılmış "Çölyak Hastalığı Testi"


İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Çocuklarda Çölyak Hastalığı

Çocuklara çölyak hastalığı; oldukça sık karşılaşılan bir bağırsak hastalığıdır. Çölyak hastalığı, hemen hemen her yaş grubunda görülebilir. Çölyak hastalığı bazı gıda maddelerine karşı bağırsakların oluşturduğu alerjik hastalıktır...

Kalp Hastalıkları

Kalp hastalıkları, toplumda yaşamı tehdit eden hastalık grupları arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Akciğerlerin üzerinde, göğüs kafesinde yer alan kalp, canlılar için yaşam merkezi olarak kabul edilir. Vücudun besin ve oksije...

Kanama Hastalığı

Kanama Hastalığı, diğer bir adı “Hemofili” olan ve kanı pıhtılaştıran etkenlerden faktör 8 ve 9’un eksik olması nedeniyle ömür boyu kandaki pıhtılaşmanın yetersiz kalmasından dolayı, vücutta olası bir yaralanma esnasında kanam...

Bebeklerde El Ağız Ayak Hastalığı

Bebeklerde El Ağız Ayak Hastalığı, Bu hastalık türü daha çok beş yaş ve altı çocukları etkilemektedir. Yetişkinlerde de görülme ihtimali olan bu hastalık oldukça yaygındır. Çeşitli virüs ve bakterilerin neden olduğu bu hastalık ke...

Tenisçi Hastalığı

Tenisçi Hastalığı, İlk olarak tenis oynayanlarda tanı konulduğu için bu hastalığa tenisçi hastalığı denmiştir. Tenisçi hastalığının diğer adı tenisçi dirseği olarak bilinmektedir. Tenisçi hastalığı dirseğin dış kısmında bulunan le...

Konak Hastalığı

Konak Hastalığı, Bebeklerde görülen deri hastalığıdır. Konak Hastalığı genellikle yeni doğan bebeklerin başlarında dökülme, pul pul kahverengi ve sarımsı lekeler şeklinde görülmektedir. Bebeklerin derisinde çalışması gerektiğinden...

Deli Dana Hastalığı

Deli dana hastalığı, merkezi sinir sisteminde gelişen, beyin dokusu iltihabı geçiren hayvanın etini yenmesiyle insanlara bulaşan bir sığır hastalığıdır. Sığırdan başka bir sığıra geçme olasılığı düşüktür. İlk olarak 1986 yılında İ...

Kalp Damar Hastalıkları

Kalp damar hastalıkları; kalp damar hastalıkları günümüzde çok yaygın olarak hatta gençleri bile etkisi altına almış önemli bir rahatsızlıktır. Kalp damar hastalıkları soğuk algınlığı, grip gibi geçici bir hastalık değildir. Kanın...

Sarı Nokta Hastalığı

Sarı nokta hastalığı, insanlarda göz üzerinde meydana gelen bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık gözün bir bölgesi olan retina üzerinde meydana gelerek insanlarda görme rahatsızlığına neden olmaktadır. Genellikle insanlarda yaşın il...

Behçet Hastalığı

Behçet Hastalığı, ilk olarak Türk doktor Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında tanımlanmıştır. Vücudun belli bölgelerinde zaman zaman ortaya çıkan iltihaplı yaralara Behçet hastalığı denir. Behçet hastalığının belli ve kesin bir t...













Gizlilik İlkeleri | Güvenlik İlkeleri | İletişim | Site Haritası | Yardım Forumları

hastalık, Sitede yer alan grafiklerin tüm hakları saklıdır. Kopyalayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. Sitede yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlı olup, kullanımına, uygulanmasına, satın alınmasına, delil gösterilmesine veya tavsiye edilmesine aracılık etmez. Sitemizdeki bilgiler, hiç bir zaman kesin bilgi kaynağı olmayıp, kullanıcılar tarafından eklenmiştir veya yorumlanmıştır. buradaki bilgiler sitemizin asıl görüşlerini içermeyebileceği gibi hiçbir taahhüt ve tavsiye yerine de geçmez.

Ocak - 2018